Ben istemez miyim?
![]() |
"Edi ile Büdü" |
Kahvenin
bahçesinde yola yakın bir masaya oturuyoruz boş olduğu zaman genellikle aynı
masa oluyor. Yolun hareketliliği ve aynı zamanda yaya kaldırımının
hareketliliği işimize yarıyor halüsinasyona girmesini kısmen engelliyor
dikkatini çeken hareketler. Bazen hareketsiz olduğu zaman ortam sabit bir
noktaya takılıp kalıyor.
Suratı da kızgın ve mat göründüğü için karşısındaki
insanlar kendisine bakıldığını düşünerek rahatsız olabilirler düşüncesi
oluşuyor bende o nedenle laf atarak konuşturmaya çalışıyorum havadan sudan
bahaneler yaratarak.
Belki de bende de var alınganlık
veya korkuya benzer şeyler, çünkü kendimi iyi hissetmiyorum kendim de
farkındayım durumumun ama derecemi kestiremiyorum. Aynaya baktığım zaman
suratımın ve gözlerimin halini beğenmediğim için uzun zamandır aynaya bakmaz
oldum, tıraştan tıraşa ancak bakıyorum o da haftadan haftaya ortalama olarak.
Edi ile Büdü oluverdik birden ve
birbirimizin bastonu gibiyiz sanki baba oğul olarak. Görenler genellikle beni
yaşlı sanıyorlar ama abi kardeş olarak değerlendiriyorlar. Ben düzeltme
ihtiyacı hissetmiyorum, bazen delikanlı böbürlenerek “oğlum” diyor merak edip
soranlara.
Ben çay
içtim, delikanlı da ayran içti, bir süre oturduk. Ben gazetelere göz attım.
Gözlerim yorulmaya başladı. Kaslar geriliyordu ve ağrı yapıyorlardı bazen.
Gözlük derecesi değişmiş olmalı, bir fırsat yaratıp baktırmalı diye düşünerek
bıraktım gazeteyi masanın üzerine. Sağı solu seyrettim gailesiz olarak. Sigarayı oldukça sıklaştırdığım dikkatimi
çekmeye başladı. Boşta kaldığım zamanlar tek meşgul olabileceğim bir şeymiş
gibi kullanmaya başladım sanki sigarayı. Akciğerimde hafif bir yanma da
hissediyorum geceleri.
İki
saate yakın zamanımız var öğle yemeğine. Kalkıp yürümeye başlasak iyi olacak.
Hesabımızı ödeyip ayrıldık kahveden ve yürümeye başladık. Bazen sinirlerimin
gerildiği oluyor hareketlerine. Ben yavaşladığım zaman o da arkamda
yavaşlıyormuş gibi geliyor, hızlandığım zaman hızlanıyor sanki. Aramızdaki
mesafe ne fazla açılıyor ne de kapanıyor. Özellikle yapıyor diye aklıma takılıp
bazen sıkıştırıyorum.
Bir
seferinde sinirle geriye dönüp bekledim ve yaklaştığında “mahsus mu yapıyorsun
sen bunu?” diye çıkıştığımda “mahsus mu yaparım oğlum, adım atılmıyor, kasıyor,
zorlanıyorum. Ben istemez miyim hızlı yürümeyi?” dedi bana, gözlerime bakarak.
Bir duygu ifadesi fark etmiştim gözlerinde o zaman. Suratında ter tomurcukları
vardı.
Canım
acıdı, dediğime pişman olup üzüldüm “dinlenelim mi?” dediğimde “dinlenelim
şurada” dedi bankı göstererek. Oturdu, ben de yanına oturdum ve hemen bir
sigara yaktım. Sigaram bittikten sonra biraz daha oturmaya devam ettik.
Sigarayı hızlı çekiyorum demek ki çabuk bitiyor, bir sigara birkaç dakika
sürmüyor.
39/
Dedenin Torunu
Görsel: Google Görseller
Annemi hatırlattı. İçim cız etti bi an :(
YanıtlaSilAytül Örcün - Ayna Hikayesi,
SilÜzgünüm, üzülmenize sebep olduğum için.
Annemle, acısıyla tatlısıyla anılarım olabildiği için şanslıyım yine de.Üzülmeyin 😊
YanıtlaSilAytül Örcün - Ayna Hikayesi,
SilTeşekkür ederim,
Evet, insanın sevdiğiyle birlikte olan anıları her zaman acısı ve tatlısıyla da olsa önemli, bazen yaşam kaynağı oluyorlar. :)
yazı için teşekkürler. eskiyi hatırlattı bana da ..
YanıtlaSil