Pazartesi, Ekim 09, 2017

Sorgulamalar

Ben Kimim, Neyim?
"İyi insan"

         Kendini tanımaya yeni başladığını düşünüyordu. Her zaman kendini tanıdığından emindi bu zamanlara kadar ama bu durum daha başkaydı onun için. Okumuşlukla yazmışlıkla ilgisi var mıydı yok muydu emin değildi artık. 
     Kafasının içi allak bullaktı, duyguları karma karışık, sis bulutları dolaşıyordu tepesinde sürekli, güneşin doğuşunu, varlığını, sıcaklığını hissedemez olmuştu. Yaşamanın hiçbir amacı kalmamıştı bir tek yaşlı ve hasta adama bakmaktan başka. 

     Onun kendi ihtiyaçlarını kendinin görebilmesi, hareket etmesi, gezip dolaşması, giyinebilmesi çok önemli teselli kaynağıydı yaşamına devam edebilmesi için. Yatalak olması veya daha da kötüleşmesi, kendi ihtiyaçlarını görememesini düşününce midesine kramplar giriyor başı dönüyordu, hemen düşüncesini değiştirip “iyi, iyi bundan iyisi can sağlığı, razıyım ben bu kadarına, daha kötü olmasın, ne yaparım o zaman? Altından kalkamam yalnız başıma bu yükün. Harap olur o da ben de...” hemen hızla seyreden aracın spin atması gibi manevra yapıyordu beyni.
         Hangi birisini savuşturacaktı ki, biri bitince hemen arkasından başka bir felaket tellalı ses veriyordu “daha sağlıklı görünüyor, vücudu dayanıklı, iradesi de oldukça güçlü. Benden bile güçlü. Ben harap oluyorum, kendi kendime kötülük yapıyorum, uyku yok doğru dürüst, beslenme desen yok, sigara mı? Alabildiğine var.  Ya ben erken ölürsem, ne olur hali? İlaçlarını aksattığı anda bir hafta içinde hafıza kaybı ve halüsinasyon esir alıyor. Kimse de zapt edemez, söz geçiremez, dokunulduğunda yaralı aslan gibi davranıyor. Benden başka kimseyi yaklaştırmıyor yanına, bazen beni bile tanıyamıyor, bir zaman sonra tanıyabiliyor.
         Kendini yiyip bitiren düşünceler elden ayaktan düşürüyordu yaşlı ve yorgun oğulu.
         Bir an kuşbakışı bakmıştı kendine, gördüklerini anlatmaya çalıştı kendi kendine. Ne kadar zormuş insanın kendini kendine anlatması. Bu kadar olduğunu hiç de düşünmemiştim. İnsan kendini kendine anlatabilirse eğer başkasına anlatamayacağı bir şey olmaz öyle ki anlatmasına da gerek kalmaz.
         İyi gidiyor olduğunu düşünmeye fırsat olmadan sıkıntıları düştü yine aklına. Çözüm, çözüm? Çözüm arıyordu ama yoktu aklına gelen başka çözüm. Tek başına ancak içinde yaşadığı durudan başka bir çözüm yoktu. İkisi birlikte yanıp, kül olup gideceklerdi baba oğul olarak. Yapayalnız, imkanlar içinde imkânsız yaşayarak sürüp gidecekti yaşamları kırgın, üzgün nadiren de barışık.
         Bazen aklından geçmeye başlayan bir düşünce filizlenmeye başladı aklında. Hayalini kurmaya başladı. Neresinden başlayacaktı, halledebilecek miydi? Kabul görür müydü düşüncesi? Denemekten başka yol yoktu, ne kaybederim ki? Diye düşünerek hayal kurmaya devam etti.

27/

                                                                                                                 Dedenin Torunu


Görsel: Google Görseller

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar:
Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.