Cumartesi, Nisan 21, 2018

Direksiyona Geçerken

"Can burnumun ucunda olur daima"
Can Burnumun Ucunda

                Şantiyeden ayrıldım kısa süre sonra. Kafam biraz rahatlamıştı, az da olsa gülmek çok işe yaramıştı. Kendimi daha rahat hissederek yola çıktım. Zamanın oldukça önemli bir kısmını harcamıştım.
            Yolda giderken daha dikkatli olmaya çalışıyordum, trafik oldukça yoğunlaşmış. Tatili –hafta sonu- sahil kenarlarında değerlendirmek isteyenler yakın çevrelerden akın etmişti sanki. Genellikle bahar ve yaz aylarında kalabalık olduğunu görmüştüm her zaman.
            İnsanları akın akın sahile giderken görmek insanı imrendiriyor daima ama kendi özel durumumuzdan dolayı ben bu durumu değerlendiremiyordum çok yakın mesafede hatta sahile beş dakikalık yürüme mesafesinde olduğum zamanlarda bile.
            İnsanın morali bozuk ve kafasının içinde dönüp duran korku ve sorular olduğu sürece geleceğe dair; gününü değerlendirmek ve güne ait sorular soramıyor. Vücudum çorak toprak gibi sanki, her yanı çatlamış susuzluktan, şöyle kendimi salıversem denize, “cosss” diye buharlaştıracak suyu. Belki de denizi buharlaştırır kim bilir!
            Bu arada ev konusu bir türlü bulunamadığı için de iyice içime işlemişti. Aklımdan çıkaramadığım bir büyük dertti. Birkaç güne bir emlakçıları aramış durmuştum, her seferinde olumlu cevap alma beklentisiyle ama her seferinde hayal kırıklığı yaşamanın verdiği korkuyla aramaya bile korkar hale gelmiştim neredeyse.
            Şehire erken geldim ama şöyle sokak aralarında dolaşmak istedim belki bir mucize gerçekleşir umuduyla. Camdan dışarıya bakarak dolaştım bir süre ama gözüme takılan bir durum olmayınca yanımda bir arkadaş da olmasından dolayı fazla dolaşamadım.
            Büroya çıktım hazırlıklarımı yapmak için. Hazırlıklarımı kısa sürede bitirip yola çıkmaya hazır haldeyim ama içimden bir türlü gitmek gelmiyordu. Sıkıntıdan patlayacak gibiydim sanki. Hiçbir neden olmadan bu şekilde olmam beni ürkütürdü her zaman ama çarem yoktu gitmekten başka.
            Endişeli yola çıkışımda bin bir tür kötü şeyler gelip geçiyordu aklımdan. Acaba görünmez kaza mı beni çekiyordu kendisine? Ben her ne kadar yavaş ve dikkatli olsam da biri gelip "güüüm" diye vururdu, olabilirdi, sanki olmayan şey miydi bu tür kazalar.
            Arabada yangın falan mı çıkardı? Her zaman arabaya binerken benzer sorular olurdu kafamda da canım burnumun ucunda binerdi arabaya ve pür dikkat olmaya çalışırdım direksiyonda olduğum sürece. Hayatım boyunca trafik kazası yapmamıştım, belki de bu yüzden dikkatli kullanmaya çalıştığımdandır kim bilir.

174/
Devam edecek... Dedenin Torunu

Görsel: Google Görseller

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar:
Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.