Pazartesi, Mayıs 07, 2018

Karar

"Tamirde karar kıldık"

Koltuk Tamirinde Karar Kıldık

                “Gerçekten iyi fikir bu, neden benim aklıma gelmedi sanki. Sen benden akıllısın aslında be delikanlı!” dedim biraz yüksek tonda ve sağ omuzuna hatırı sayılır iki el vurdum. Baya da silkelendi, kendine geldi biraz daha. Öncesinde biraz etkilendi dengesi bozulur gibi oldu ama arkasından gelen el vurmaya hazırlamıştı kendini kaya gibi sert duruyordu ve hiç etkilenmedi bu sefer. Gözlerindeki canlılık daha da arttı. Parlamayı görebildim.
                “tamam” dedim hemen. Gerçekten de yapılması gereken buydu. Günlerden Pazar olması tek aksilikti. “haydi, kalk bakalım, çıkalım bir koltuk tamircisi arayalım, belki açık birini bulabiliriz ne de olsa turistik yer burası çarşambası pazarı olmaz…”
                Sevinçle kalktı, uyuşukluk kalmamıştı üzerinde. Halüsinasyondan da çıkmış gibi görünüyordu. Biraz yırtık kumaşlardan aldım yanıma, ustaya göstermek için. Mesele kaplama kumaşıydı, aynı doku ve renkte olmalıydı diğerleriyle aynısı olması için. Kumaşı bulmaktı bütün mesele bana göre.
                Aradık epeyce ve birisini tarif ettiler kahveden. Sora sora Bağdat bile bulunur dedikleri bu işte. Pazar günü çalışan birini hem de işi yoğun olan birini bulabildik. İndik arabadan ve adamın bodrum kattaki atölyesine indik. Oldukça kalabalıktı atölyenin içi. Bir sürü kırık yarık arızalı mobilya vardı içeride sağa sola istiflenmiş halde.
                Yaşlıca bir adam bize baktı yakın gözlüğünün altından ve “buyurun” dedi işini bırakarak bir an. Elimdeki kumaş parçalarını gösterdim. Aynı kumaşı bulmamız gerek. Üçlü bir koltuk var tamir edilmesi gereken ve diğer takımla farkı olmamalı…” deyince yaşlı adam dikkat kesildi, bıraktı yaptığı işi. Elini uzattı kumaşları almak için. Ben de eline bıraktım. Biraz baktı evirip çevirdi elinde. Çekip uzattı, gerdirdi. Kararını vermişti denemelerinden sonra.
                “Tamam, buluruz, daha doğrusu bulmaya çalışırım ama toptancım Çarşamba günü gelecek Denizli’den. O gün ancak daha net cevap veririm. Bu kumaş oldukça eski ve imalatı yoktur büyük ihtimalle. Varsa da çok eskilerden depolarda kalmıştır. Bulmaya çalışırım. Denizli’den gelende olmazsa Bursa’dan gelecek olanda bakarım…” sevinmiştim duyduklarıma.
                “Tamam, nasıl olacaksa artık size güvenmek zorundayım ve elinizden geleni yapacağınıza inanıyorum…” gibisinden cilalı laflar ettim. Yanıma çıraklarını verdi arabalarıyla –kamyonet- beni takip ettiler ve evdeki parçalı koltuğu getirdik atölyeye.
                Adam baktı altına üstüne, az bir parça lazım buna hallederiz kolaylıkla ama işte kumaş meselesi zaman alabilir.  “peki, borcum ne olur size?” deyince biraz daha dikkatle bakıp inceledi hem koltuğu hem de kumaşı.  “üç yüz liraya yaparım ben bu işi, daha aşağı söyleyemem… Biraz durakladı, yüzüme baktı pazarlık yapacak mıyım diye. Kendini pazarlığa hazırlamaya çalışıyordu ama benim derdim pazarlık yapmak değildi. Tamam, dediği para oldukça yüksekti, üstelik turistik bölgedeydik, aksine acizliğimiz de ortadaydı pazarlık yapmaya kalksam bile başarı kazanamayacaktım değersiz üç kuruştan başka.
                “Tamam, ustacığım, sizinle pazarlık yapmak değil niyetim ama sizden tek istediğim bir şey var o da aynısından kumaşı bulmanız, gerekirse ilave edebiliriz üzerine.”
                “Tamam, o zaman ben de hemen diğer kumaşçının da ne zaman bu taraflara geleceğini bir öğreneyim. Gerekirse kumaştan parçalar verip araştırtacağım. Katalogda da bir bakayım şuna ben ilk fırsatta.”
               
188/
Devam edecek... Dedenin Torunu

Görsel: Google Görseller

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlar:
Hoş geldiniz.
İlginiz için teşekkür ederim.