Perşembe, Eylül 14, 2017

Dedenin Torunu Günlüğü Bulabilecek mi?

Gözüne Takılan Ahşap Kutu

            Hayali seyretmenin zamanı mıydı sanki diye düşünerek hareket etti. Ayaklarını oynatmaya çalıştı sıkıştığı koliler arasında. Etrafına tekrar bakındığında bir kamyona yakın eşya vardı neredeyse orada.
        Her birini tek tek elden geçirmeli tekrar diye düşünüp şimdilik o defterleri bulmaya odakladı kendini.
         Heyecanı arttı birden, ayrılmak istemediğini hissediyordu oradan. Buralarda bir yerlerde olmalıydı kendisine göre.
            Ahşap kasa şeklindeki kutudaydı bütün dikkati, tahtalarının aralığına parmak sığmıyordu, içini de göremiyordu, bir an tahtanın birini sökmeyi düşündü ama nasıl yapacağını bilemiyordu o anda.

Çarşamba, Eylül 13, 2017

Hangi Koliyi Açsam?

Parmak Orkestrasının Çaldığı Melodi

            Kararsız gibi görünüyordu hangisini açacağı konusunda. Her birine dokunarak yukarıdan aşağıya doğru hareket ettirdi parmaklarını, iki elinin baş parmakları hariç dörder parmağı da koliden koliye geçerken güzel bir melodi oluşturuyorlardı “pıt, pıt, pıtı pıtı pıt” diye devam etti bir süre parmaklar melodisi.
           Bu ismi kendisi koymuştu, sesle de eşlik etmeye başladı birkaç koliden sonra “pıt, pıt, pıtı pıtı pıt, ...”

Salı, Eylül 12, 2017

Dedesinin Hayaliyle Konuşan Torun

Hatırladım Dede
"Eski ev"

Bu evi yeni yapmıştı babası ama eski evi-babasının ve dedesinin evini- yıkmadan korumuştu, anıları vardı o evde ve zaman zaman gidip oturuyordu orada yalnız başına. Babasının yaptıklarına bir türlü anlam veremiyordu çocukluğunda ama yetişkinliğinde anlamaya başlamıştı onu-babasını- kendisini de çekmeye başlamıştı o ev ve çatı katı. İşte oradaydı şu anda kendisi de. İlk adımını atar atmaz dedesinin sesini duyar gibi oldu birden ve tüyleri diken diken oldu. Etrafına bakındı, karmakarışık kolilerden ve oraya buraya atılmış bir sürü eski eşyadan başka bir şey göremiyordu. Duyduğu ses “hatırlıyor musun evlat konuşmamızı?” diyordu, yüzünde gülümseme vardı.

Hasta Yaşlı Adamın Söylediği Sözler

Çatı Arasından Çıkan Günlükler
"Günlükler"

            Bir gün evde kaldığında canı sıkılmış, televizyon karşısında oturduğu yerden hırsla kalkıp kitap kolilerinin bulunduğu çatı katına yöneldi. Koşturarak yürüyordu ve farkında değildi durumunun. Ayakları kayarak gidiyordu adeta. Çok kez karıştırmıştı o kolileri, hatta çoğunu da kendisi koymuştu kutuların içine.
            Evi genellikle karısı evirip çevirirdi, yanına çağırır bir kaç kadın -bazen eş, dost- her köşeye varıncaya kadar elden geçirirler ve ortalıkta görünmesini istemediği şeyleri, ne olursa olsun bir karton kutuya tıkıştırırlar ve ne olduğuna bakmazlardı hiç bir zaman; evliliklerinin ilk zamanlarında böyleydi ama bir defasında kendisine telefonda “senin gazete parçalarını ve eski kağıtları atacağım” dediğinde beyni sarsılmıştı adeta ve bir an donduktan sonra avazı çıktığı kadar bağırmıştı “hayııııır, çok önemliler benim için onlar, bir ara düzenlerim kalsınlar.” demişti ve şaşıran karısı sinirlenmiş biraz söylendikten sonra “tamam, he halin varsa gör” demişti.

Pazartesi, Eylül 11, 2017

Duyuru- Güncelledim ve Yayına Başladı Yeni Blog

Güncelleme
"Çatı arasından çıkan günlükler"

      Sevgili okurlar, 11 Eylül 2017 itibariyle,
      Bu blog sayfasını faaliyete geçirmeye karar verdim, epeyce bekledim ve düşünme fırsatım oldu bu arada. 
     İlk başlarda düşündüğüm projem farklı bir amaç içindi. Özellikle bazı arkadaş ve tanıdıklarla görüşmüştüm, onlara yönelik faaliyetleri ve görselleri paylaşmayı düşünüyordum kendi isimleriyle, "Misafirler" ismi de oradan geliyordu ancak faaliyete geçmesi mümkün olmadı o projenin. Daha doğru bir ifadeyle, yeterli done sağlanması mümkün olmayacağı anlaşıldı bir süre sonra. 
       Durum netleştikten sonra ben de başka bir proje üstünde çalışmaya karar verdim. 

    Bu proje, adı üstünde bir günlük olacak. Eskilerden kalan bir günlük.