 |
"Eve geri dönebilecek mi?" |
Fırına gideli
epeyce zaman geçti ne gelen var ne giden; hala gelmemesi içimdeki var olan
sıkıntıyı tamamen artırdı. Yemek neredeyse hazırdı. Hazır değilse bile beş on
dakikaya kalmaz pişerdi. Güneşin batmasına epeyce zaman vardı daha. Sabır
göstermeliydim, tez canlı davranmanın anlamı yoktu. Kendimi frenleyerek, zamanımı balkonda çevre sokakların giriş çıkışlarına bakarak, merakımı gidermeye
çalışarak geçiriyordum.
Uzun
biz zaman geçti sanki, saate baktığımda yarım saat kadar geçmiş olduğunu
gördüm. Kesin bir yerlerde takıldı kaldı diye düşünmeye başladım. Sormaya da
çekindi anlaşılan, ya da halüsinasyona girdi, ne yaptığını, yapacağını
bilemiyor durumda olacağını aklımdan geçirmeye başladım. Son kararım beklemekti
gelinceye veya telefon alıncaya kadar.
Gitmeye,
aramaya kalksam nereye gidecektim zaten, gittiği yeri bilemediği için başını
alıp gitmiş olabilir herhangi bir yere veya başka bir mahalleye. Sabrımın
sınırlarını zorlayarak beklemek en iyisiydi onun için de. Hemen ilk seferde ve
daha epeyce zaman varken akşam karanlığına hemen aramaya çıkmak güvenini
zedelerdi. Yapmamalıydım bunu.